Yarbay Mehmet Alkan Kimdir ?

Yarbay Mehmet Alkan Kimdir
Paylaş
 

8 çocuklu bir ailenin 3 asker oğullarından bir tanesi. 32 yaşında Şırnak’ın Beytüşşebap ilçesindeki Ayvalık karakoluna yapılan hain saldırı da şehit olan Şehit Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan‘ın ağabeyi. İsmini daha önce beraber çalıştığı silah arkadaşları ve çıkan olaylarda televizyonlara verdiği demeçler haricinde pek duyurmamıştı. Kardeşi Şehit Ali Alkan’ın cenazesinde ki isyanı ve hükümete yönelik eleştirileri ile bir anda ülke gündemine oturarak bir çok kesimden #HepimizYarbayMehmetAlkanız sloganıyla destek aldı.

Peki günlerce ülke gündemini ve sosyal medyayı sallayan, arkasında çığ gibi büyüyen bir kitle oluşturan, milyonlara varan destek bulan Yarbay Mehmet Alkan kimdir ? Osmaniye nüfusuna kayıtlı Yarbay Mehmet Alkan aslen Malatya’nın Doğanşehir ilçesi Sürgü beldesinden yıllar önce Osmaniye’ye göç eden bir ailenin oğlu. Sosyal medya’da Alkan ailesine yönelik alevi mezhebine mensup oldukları ve bu iddiayı savunarak bir karalama kampayı oluşturmayı hedefleyen bir kitle oluştu. Sosyal medyada saldırılara maruz kalan Yarbay Mehmet Alkan ailesinin alevi olmadığını açıklamak zorunda kaldı ve diğer mezheplere saygısızlık yapıldığını söyledi.

“Paralel Temizlik”

Yarbay Mehmet Alkan kardeşinin cenaze töreninde terör olaylarını ve hükümetin izlediği politikayı eleştirerek başta Başkomutan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere Ak Parti hükümetine adeta kin kusmuştu.

Daha öncesinde Kara Kuvvetleri Komutanlığı Denetleme ve Değerlendirme Başkanlı’nda emir subayı olarak görev yaparken 15 Nisan 2015 tarihinde Türk Silahlı Kuvvetleri personeli içerisinde yapılan “Paralel Temizlik” ile önce Diyarbakır’a sonra’da Hakkari’ye gönderilmiştir.

Soruşturmalar ve Yarbay Mehmet Alkan

23/08/2006 tarihinde Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığınca “müteaddit olarak asta müessir fiil, görevi kötüye kullanmak, erleri hizmetçiliğe vermek, resmi evrakta sahtecilik ve sair hallerde memuriyet nüfuzunu suistimal etmek” suçlarından Askeri Savcılığa soruşturma emri verilmiş.

Başvurucu ve 7 şüpheli hakkında yapılan soruşturma sonunda, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Savcılığı’nın 18/10/2011 tarih ve E.2011/14 sayılı iddianamesi ile başvurucunun ”asta müessir fiil” suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açılmuş.

Kara Kuvvetleri Komutanlığı Gaziantep 5. Zırhlı Tugay Komutanlığı Askeri Mahkemesi, 01/10/2013 tarihli ve E.2013/412, K.2013/582 sayılı kararı ile başvurucunun, beş kez “asta müessir fiil” suçundan 25er gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiğini ve Anılan karara yapılan itiraz, Kara Kuvvetleri Komutanlığı Malatya 2. Ordu Komutanlığı Askeri Mahkemesinin 13/01/2014 tarih ve 2014/A-12-9 sayılı kararıyla kesin olarak reddedilmiş.

 

“Buranın vatan evladı, 32 yaşında, daha vatanına, sevdiklerine doymadı, dünyaya doymadı, bunun katili kim? Bunun sebebi kim? Şu güne kadar ‘çözüm’ diyenler neden şimdi ‘sonuna kadar savaş’ diyor.”

“Ateş düştüğü yeri yakar.” sözü burada kendini egale ediyor. Aynı mesleği yaptığı aynı amaca hizmet ettiği kardeşini terör örgütünün hain bir saldırısında şehit veren ağabey isyan etmekte haklı olabilir. Böyle bir acı yaşarken bunun üzerinden siyaset yapılması fikri ne kadar mantıklı olmasa da bir çok kesim “şehit kardeşi üzerinden siyaset yapıyor, hükümeti karalıyor” imâsı yapıldı.

“Şehit olmak istiyorum.”

Yarbay Mehmet Alkan hükümet yetkilileri, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Taner Yıldız’ın “İnsanın iç muhasebesi, Allah’la arasındaki bir konudur. Benim amacım Allah nasip ederse şehit olmaktır. Bunu açıkça söylüyorum. Dinim, milletim, vatanım için…”  sözleri üzerine “Saraylarda 30 tane korumayla gezip, zırhlı arabalara binip ’Şehit olmak istiyorum’ diye bir şey yok. Git o zaman oraya git” diye haykırmıştı.

#HepimizYarbayMehmetAlkanız

mehmet-alkan-twitter

yarbay-mehmet-alkan-twitter

 

Kısa sürede twitter’da  TT(Trend Topic) olan Yarbay Mehmet Alkan milyonlarca kişinin bir anda desteğini buldu. Ekşi sözlükte ise Yarbay’ın Üsteğmen olarak görev yaptığı Antalya’da yaşandığı öne sürülen 2 olay anlatıldı.

“Antalya İl Jandarma Komutanlığı’nda askerlik yaparken bölük komutanımdı. Mehmet Üsteğmen’di. Disiplinli adamdı. İlçelere göndermeyelim, gözümüzün önünde dursunlar diye komutasındaki karargâh destek bölüğüne yığılan sürüyle bağımlı, hırsız, arsız, uğursuzu tatlı-sert ama çoğunlukla sert yollarla yönetirdi. Kendisiyle birkaç  saat ingilizce çalışma imkânım olduğunda askerlerini titreten sert adamın aslında gayet makara birisi olduğunu gördüm. Devreleri yüzbaşılığa terfi ettiği halde lafını sakınmayan dobra bir tip olduğundan geçmişte disiplin cezaları aldığı ve bu yüzden hâlâ üsteğmen olduğunu duymuştum.” (innocentbystander)

“Antalya’da Kemer’de jandarma üsteğmen olarak görev yaparken, Mehmet’e Ankara’dan çuvallarla eşya/giysi ve bir mektup gelir. Mektup dönemin Jandarma Genel Komutanlığı Kurmay Başkanı olan Korgeneral’in eşindendir. ‘Hanımefendi’ Mehmet’ten çuvallardaki ürünlerin, o mıntıkadaki lüks otellerde açılacak kermeslerde satılmasını ister. Gelirin de bir vakfa yatırılacağını söyler. Mehmet de biraz saflıktan, biraz dürüstlükten, biraz da delikanlılıktan çuvalları Ankara’ya geri yollar. Hanımefendi tabi şok. Bu olay yaşandıktan 1 hafta sonra Mehmet’in tayini Kemer’den, Denizli Çivril’e çıkar. Henüz Kemer’e geleli 1 yıl bile olmadığı için Ayim’e (Askeri Yüksek İdare Mahkemesi) dava açar. Dava açınca bu sefer Mehmet’in bir defa daha tayini çıkar. Bunun üzerine Mehmet Ankara’ya gelir, Jandarma Genel Komutanlığı Tayin Şube Müdürü Kurmay Albay’ın makamına çıkar ve derdini anlatır. Albay, ‘Davanı geri çek bir çaresine bakarız’ der. Mehmet davasını geri çeker ama o da ne, bir daha tayini çıkar. Bu sürgünlerle Mehmet devreleri arasında meşhur olur, ‘Mazlum Mehmet’ derler kendisine. Mehmet zaten gelene ağam, gidene paşam demeyen, karakteri yüksek bir subaydır. Anlattığım olayda kendi üstlerinin hukuk dışı, özel emirlerini uygulamadığı için başına gelenleri görüyoruz. Bunun dışında bir de yine zamanında ‘Ergenekoncu’ olmakla suçlanmıştı…” (xspace)

Başbakan Davutoğlu “Bir kardeş acısıyla o sözlerin sarf edildiğini düşünüyorum anlayışla yaklaşıyorum ama TSK subaylarının en derin acılara vakarla yaklaşabilecek şekilde yetiştiklerini de biliyorum.”

– Zor günlerden geçiyoruz kimse bugünlerin acısız olmadığını iddia edemez. Ve hepimize bu acılar düşüyor. Bunları biz şehit aileleriyle görüştüğümüzde derinden hissediyoruz.

Zor zamanlarda nasıl kenetlendiğimize cümle alem şahit. Böyle bir şehit haberi geldiğinde yüreği sızlamayan vatandaşımız yok.

Ateş düştüğü yakar. Bir aile içinde bu acının böyle hissedilmesi doğaldır.
Hala hatırladığımda gözlerimi yaşartan insani diyaloglar duyduk.
Başsağlığı için aradığımız bir ailenin anne baban vatan sağ olsun demesini…
Hepsini aradım aradıklarımdan tek bir kişi sitemkar bir ifadede bulunmadı. Geçen GATA’da gazilerimizi ziyaret etim. Bir gazimiz şuradan çıkayım hemen mücadeleye devam edeceğiz dedi. Annesini aradım. Evladımı bugünler için yetiştirdim dedi.

Böyle günler dayanışma günleri. Ola ki art niyetli provokasyonlar var bu olayı kast etmiyorum vakar içinde davranma günleri.
Bizim askerimizin subayımızın bilinci bu. Şu anda büyük bir fedakarlıkla bu yarbayımızın arkadaşı da bu vatanın birliği için çarpışıyor acıyı anlarız ıstırabı hissederiz.

Bir kardeş acısıyla o sözlerin sarf edildiğini düşünüyorum anlayışla yaklaşıyorum ama TSK subaylarının en derin acılara vakarla yaklaşabilecek şekilde yetiştiklerini de biliyorum.

Zor zamanlarda vakar ve kararlılık acıları dindirecek tek şeydir.
Dediğim gibi bu konuyu bu çerçevede hem acıları anlıyoruz hem de vakarın korunması gerektiğini söylüyoruz.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli “İŞTE AKP’NİN YENİLMİŞ TÜRKİYE’Sİ”

Yarbay Mehmet Alkan, şehit edilen kardeşi Ali Alkan’ın tabutuna sarılıp tepkisini gösterirken, saray yönlendirmeli AKP troller iftira yarışına girmiştir. Erdoğan şehit cenazesinde elini tabutun üzerine koyup “ne mutlu şehit anaları” nutkunu atarken mesele olmamıştır da, bir yarbayımız şerefsizlerin gözüne batmıştır. İşte AKP’nin yenilmiş Türkiye’si. Şehide kelle diyen ahlaksızlar, PKK’yı başımıza çıkaran hainler, öcalan’a özgürlük sözü veren siyasi çürümüşler, şimdi de şehit yakınlarını hedef almışlardır.

 

Yarbay Mehmet Alkan’ın siyasi görüşü, mezhebi veya dahil olduğu grup her ne olursa olsun yaşadığı acı dayanılabilecek, kabul edilebilecek bir acı değildir. İdeoloji ne olursa olsun kimdirhayati.com ekibi olarak acısını tüm kalbi duygularımız paylaşıyor, Şehit Jandarma Yüzbaşı Ali Alkan‘a Allah’tan rahmet diler yakınlarına ve yüce Türk milletine baş sağlığı diliyoruz.

Son Güncelleme 07.09.2016:

Yarbay Mehmet Alkan dan Son Açıklama

“Kamu görevine son verilen Fethullahçı olduğu öne sürülenlerle birlikte ben de görevden atıldım. Ortada büyük bir haksızlık var. Bunun için başvurulması gereken her makama, her yola başvuracağım. Bunda en küçük bir geri adım atmam, yapılanı kabullenmem mümkün değil. Açıkçası Fethullahçı olduğu öne sürülenlerle birlikte aynı kefeye konulmak da çok ağrıma gitti. Disiplin soruşturması nedeniyle atılabilirdim ama ondan değil FETÖ’cülükten atılmama ne ben, ne de çevrem inanamıyoruz.

Disiplin soruşturması yürütülürken ben zaten emekli olacağımı, bunun için terfi edip albay olmayı bekliyordum. Yapılmadım. Buna itirazım yok. Yapılmamayı da geçen yılki olaylara bağlıyordum. Disiplin işlemi başlatılmış ancak o soruşturma da askıda kalmıştı. İlginçtir atılma kararnamesi Resmi Gazete’de 1 Eylül’de yayınlansa da atılmamızın 15 Ağustos’ta kararlaştırıldığı, dolayısıyla atılacaklar listesinin sonradan oluşturulduğu anlaşılıyor.

Beni neden FETÖ’cü yapıp attıklarına ilişkin hiçbir fikrim yok. Böyle bir grubun içinde benim asla olmayacağımı, bu karara imza atanlar da bilir. Açıkçası FETÖ’cü diye atılabileceğim hiç aklımın ucundan bile geçmezdi.

Resmi Gazete’de atılmam yayımlandığı için bana ayrıca atılma tebligatı gelmedi. Ben de 20 yıl hizmet verdiğim Jandarma Genel Komutanlığı’na gidip ‘Neye göre işlem yapıldığını ve atıldığımı’ öğrenmek istedim. Evet. 20 yıldır görev yaptığım, kardeşi de terörle mücadelede şehit edilmiş bir komutan olarak içeriye bile almadılar. Kapının dışında, duvarın dibinde durmamı söylediler. Bunlar dayanılacak gibi değil… Atılanların kesinlikle içeriye alınmaması talimatı verilmiş. Nedeni de gelip suikast yapabileceğimiz yolundaki uyarıymış! Demek ki yanlış yaptıklarını biliyorlar ve yaptıklarından dolayı da çekiniyorlar, bunun için ayrıca önlem alıyorlar.

Kardeşim Ali şehit olduğu zaman beylik tabancasını hatıra olarak ben almıştım. Yanımda hep onun tabancası bulunuyor. Meslekten atıldığım için kimliğimi, tabancamı da istiyorlar. Bu, şehit Ali’ye karşı da büyük saygısızlıktır. Kendisinin hatırasına ve bana yapılanlar karşısında inanıyorum ki kemikleri sızlıyordur, yapılanları lanetliyordur. Ali’nin bende bulunan tabancasının istenmesi beni öyle bir sarstı ki anlatamam. Tabii ki o silahı vermeyeceğim. Kardeşime devredeceğim. Ali’nin hatırasını bizden kimse alamaz…Kendi durumumun yanı sıra atılan bazı kişilere bakıyorum, FETÖ’cülükle ilgisi alakası olmayanlar var. Bu grubun içine bir sürü insan karıştırılmış olması ‘Balyoz’, ‘Ergenekon’ davalarındaki gibi sulandırılmış sonucu verecek. Sulandırılmanın en büyük örneklerinden biri de benim. Eğer FETÖ’cüler darbe girişiminde bulunacak hale gelmişse bunun sebebi biz değil, onlarla beraber yürüyenlerdir. Atacaklarsa önce kendilerini atsınlar. Hastanesini, okulunu, dershanesini, bankasını açarsan, şimdi de terörle mücadele adına oralara gidenleri terör örgütü diye cezalandırırsan olmuyor.

Aman Konuşma Diyorlar

Gün dönecek, devran dönecek, bu haksızlıklar da bir gün giderilecek. Çok mağdur edilenler var, bunların telafi edilmesi lazım. Bana yapılanları da unutmayacağım ve her yerde konuşacağım. ‘Aman konuşma’ diyorlar. Benim hayatıma son verilmiş, mesleğim elimden alınmış, daha bundan fazla ne kötülük olur? O zaman ‘tutuklarlar’ diyorlar. Tutuklasınlar. İşte o zaman zulüm tamamlanır.

Cezaevinde yatmaktan korkmam ve er-geç hakkımı alırım. O insanlara da yaptığı haksızlığın hesabını yargı önünde bir gün mutlaka sorarım. Dışarıda esir gibi korku içinde, pısırık olacağıma, gider cezaevinde yatarım. Hapiste de olsa fikrim, vicdanım hür olmalı. Nedir bu böyle herkes sinmiş, çekinmiş durumda. Namusluların cesaretli olma zamanıdır.”

Sonucu görmek için quizi paylaş !


Sonucu görmek için kim olduğunu söyle !

Mehmet Alkan I got %%score%% of %%total%% right
  • Site Yorum

2 adet yorum var.

  1. Seçil Yavuz diyor ki:

    Şehidimize Allahtan rahmet dilerim kahrolsun pkk ve onun iş birlikçileri !!

  2. neslihan yapar diyor ki:

    kardeş acısını da bilirim,yapılan haksızlık karşısında duyulan öfkasinin acısınıda.Yanındayım kardeşim.

Bir yorum bırak